Son güncellenme :07.07.2021 10:59

Anasayfa > Genel > AYSU PALA KÖŞE YAZISI : O YAZ

07.07.2021 Çar, 10:59

O YAZ

Öğrenciler için yaz tatili her zaman heyecan verici ve su gibi akıp geçen zaman dilimidir. İyi
tatiller, yaz tatilini iyi değerlendirin sözleriyle okulu sonlandırırdık. Acaba karnemiz nasıl
gelecek stresiyle o gece uyuyamazdık. Sözlü notlarıyla desteklenirse takdir alabilirdik.
Karnemizi takdirle şereflendirirsek ne mutlu olurduk.
Ödevini yaptın mı, Türkçe ’den kaç aldın bakayım, of bu yazılı çok zordu ya, çalıştığım
konuların hiçbiri çıkmadı, test çözdün mü, bugün beden eğitimi dersinde çok yorulduk,
öğretmen defter kontrolü yaptı, hafta sonu veli toplantısı var, okul panosu için kompozisyon
yazdım… Okul muhabbetlerine bir süre ara verdiğimiz o yazlar…
İlk haftalarda okul günlerindeki alışkanlıkla erkenden uyanırdık. Sonraki günlerde gece geç
uyamaya başlardık. Balkon muhabbetleri, film izleme seansları, kitap okuma saatleri derken
zaman geçirdi geceleri. Sabahları daha geç kalkmaya başlayınca kahvaltıya özenirdik. Patates
kızartması, krepler, menemenler süslerdi soframızı. Sonra televizyon izlemeye merak
sarardık. Okul günlerinde sadece akşam saatlerinde başına geçtiğimiz televizyonda baba
hakimiyetiyle haberler açık olduğu için hasret kalırdık televizyon izlemeye. Çizgi filmler, dizi
tekrarları, magazin programları bizimleydi artık.
Akşam üstü mahalledeki arkadaşlarla bahçede buluşurduk. Kimi zaman bisiklet turu
yapardık kimi zaman topla oyunlar oynardık. Balkondan annelerimiz çağırana kadar eğlence
bizimdi. Yemekten sonra, evde kardeşlerle isim-şehir; peçiç ya da kağıt oyunları oynardık.
Yarın okul için erken kalkmayacağımızı düşünmek huzur verirdi. Yaz meyvelerinin rengarenk
tonlarıyla balkon sohbetleri yapardık. Yatağa varınca; kitap okumanın keyfini yaşardık.
Yaz tatilini değerlendirmek adına İngilizce ya da yüzme kursuna yazılırdık. Tabi her yaz
değil�� Camilerde mahalle arkadaşlarıyla Kur’an kursuna da giderdik; arapça öğrenmeye
çalışır tam Kur’an-ı Kerim’e geçerken yaz biterdi.
Babaanne, teyze, hala ziyaretleri yapardık. Kahvaltıdan sonra düşerdik yola. Gittiğimiz
yerde öğle yemeği yer; sohbet eder, akşamüstü serinlikte eve dönerdik. Kuzenlerle atari
oynama maceralarımız olurdu. Mario oynamak için sıraya girerdik. Atarinin adaptörü çok
ısınınca oyuna arar ve sabırsızca beklerdik.
Almanya’dan gelen komşu ya da akraba muhabbetlerini dinlerdik;Alman çikolatasının
tadına varırdık.
Havalar iyice ısınınca, deniz ve kum özlemi başlardı. Tatile nereye gideceğiz kaç gün
kalacağız babam tarafından belirlenir. Son iki gün bize söylenirdi. Gaziantep’e yakın
Adana’nın ilçesi küçük bir yerleşim yeri olan Yumurtalık vazgeçilmezimizdi.
Deniz çarşaf gibi, kum sıcacık karşılardı bizi. Günde iki kez denize girme seanslarımız olurdu.
Kahvaltıdan sonra ve akşamüzeri. Yürüyüş amaçlı çarşıda dolaşma, dondurmasına okey
oynama, pansiyonda başka şehirlerden gelenlerle sohbete etme derken gün sonlanırdı.
Okul varken yapamadığımız her şeyi yapınca okulu özlerdik artık. Arkadaşlarımızı en başta
tabi. Bir yıl daha geçmiştir. Sınıf atlamanın, yeni şeyler öğrenmenin hevesiyle okulun

açılmasını beklerdik. Üniformaları çıkarır acaba dar olur mu diye düşünür ve denerdik. Eğer
ihtiyaç olursa çarşıya çıkar okul kıyafeti, ayakkabı, çanta ve su matarası alırdık.
Her yaz o yazdı aslında. Yapacaklarımız hiç değişmezdi ama yine de özlerdik, özlendi.

YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.