Son güncellenme :21.09.2021 14:53

Anasayfa > Genel, Gündem > MEVSİM TADINDA

21.09.2021 Sal, 14:53

Aylardan Eyül, benim en sevdiğim. Sonbaharın bize sunduğu her rengi
yaşadığım ay. Yeşil tonun sarıya dönüşmesine tanık olduğum; gazellerin
rüzgarla buluştuğu ana doyamadığım, havanın serinliğine alışmaya çalıştığım ay.
Arapça kökenli bu kelime; miladi takvime göre yılın 9.ay ve erdemli üstün kişi
olarak anlamlandırılır. Eylül ayında doğan hem kız hem erkek bebeklere isim
olarak konulması da gelenek haline gelmiştir.
Yaz mevsimin mahmurluğundan sıyrıldığımız Eylül ayı bir başlangıçtır oysa.
Eylül’ün ilk haftası okul heyecanı sarar herkesi. Yeni öğretim yılına başlayan
öğrencilerin okulla ilk tanışması ya da öğrencilerin okula kavuşması…
Kış mevsimi için hazırlıkların yapıldığı aydır. Her ilin hazırlığı farklı olur.
Gaziantep’te salça ve kuruluk telaşı vardır. İmece usulü yapılan işler her zaman
zevklidir. Herkes işin bir ucundan tutar. Kurulukların şıkır şıkır sesleri balkonları
süsler. Salçadan gelen mis gibi kokular rüzgârın esintisine karışır.
Bunaltıcı sıcaklar Eylül’ün adını duyunca terk eder havayı, toprağı. Yavaş
yavaş pencereler, klimalar kapanır. Sabah serinliğiyle uykudan ayılma daha da
zorlaşır. Günler kısalmaya başlayınca rutin işleri yetiştirme telaşları da artar.
Akşam yemeklerinin saatleri değişir.
Eylül ayının dokunmadığı bir kesim yoktur bence. Sanata, sinemaya, şarkılara
her şeye yakışır. Nazım Hikmet’ten, Ümit Yaşar Oğuzcan’dan, Cemal
Süreyya’dan dinlemek lazım bir de Eylül’ü. Şairlere, edebiyatçılara her zaman
ilham kaynağı olmuştur. Hüzün ayı olarak anılır. Sevgili hasreti çeken, ayrılık
acısı yaşayan Eylül’e sığınır. Yağmur çişelerken, gazeller rüzgarla dans ederken
insan ya geçmişi yad eder ya da kavuşamadığı sevgiliyi. Ne güzel dile getirmiş
Cemal Süreya:
En çok sesini aradım.
Gözlerinse asılı bıraktığın yerdeydiler hâlâ.
Gözlerini sildi zaman..
Dedim ya… Eylüldü.
Savruluşu bundandı kimsesizliğimizin
Bu ayda yapraklar nasıl vedalaşıyorsa dallardan, insanoğlu da yaşamdan
vedalaşır. Zeki Müren, Fikret Kızılok, Neşet Ertaş, Tarık Akan ve en yakın

zamanda Ferhan Şensoy aramızdan ayrılan değerlerimiz arasındadır. Üstatları
kaybetmenin üzüntüsü de eklenir Eylül’le…
Bazen kutlama bazen yad etmedir Eylül; 9 Eylül, 11 Eylül,12 Eylül…
Türk edebiyatının ilk psikolojik romanı Mehmet Rauf imzalı kitabın adıdır
Eylül. Aşkın yasak dinlemediğini, sadakatsizlikle aşkın yaşanamayacağını kaleme
almıştır yazar.
Ne çok anlam ve duygu yüklenmiştir Eylül’ün sırtına. Bülent Ortaçgil’in ve
Teoman’ın seslendirdiği ‘Bir Eylül Akşamı’ şarkısının melodisi hep kulağımdadır.
Onca yıl, sen burada
Onca yıl, ben burada
Yollarımız hiç kesişmemiş
Şu eylül akşamı dışında
Herkesin yüreğine bir kere mutlaka dokunmuştur bu ay. Ay gibi yaşadığımız
ama aslında bir mevsim tadında… Eylül, bir mevsim olmalıydı oysa.

YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.